Anasayfa | Dini Bilgiler| Namazı Dosdoğru Kılmak

Konu ile ilgili konuşmalarım da hep şunu söylerim:

Bana Müslüman adamın özelliklerini tek kelime ile anlat deseler, dürüstlük derim. Yani istikamet. Dosdoğru olmak, güvenilir olmak.

Efendimize birisi sormuş; Ey Allah’ın Rasulü, bana öyle bir şey söyle ki, çok kolay olsun ama ben onu yapınca cennete girebileyim.

”Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol” buyurmuş.

Yine bana İslam’ı tek kelime ile anlat deseler, namaz derim, dosdoğru kılınan, yani ikame edilen namaz.

İKAMET VE İSTİKAMET

İlginçtir ki, bu kelimelerin her ikisi de kamet kökünden gelir. Kamet, dimdik olma, ayağa kalkma, dosdoğru olma demektir.

O halde dosdoğru bir Müslüman olabilmek için namazı doğru kılmak gerekir.

Allah’a verdiği sözde dürüst olmayan birisi, insanlara karşı nasıl dürüst olabilir ki?

Gerçekten de namazı dosdoğru kılabilmeyi başaran bir Müslümanın, İslam adına yapamayacağı, zorlanacağı başka bir sorumluluk olmaz.

Bunu tersinden de söyleyebiliriz:

Namazı terk eden bir Müslümanın çiğneyemeyeceği başka bir emir, yapamayacağı başka bir kötülük yoktur.

Şöyle de diyebiliriz:

Namazı terk etme kadar büyük bir kötülüğü yapabilen birisi, başka hangi kötülüğü yapamaz ki?

Namazı dosdoğru kılabilme başarısını gösteren bir Müslüman, İslam’ın başka hangi emrini yerine getirmekte zorlanır ki?

Bundan olacak ki, Kuranı Kerim’in namazdan söz eden bütün ayetleri, namaz kılma ifadesi değil de, namazı dosdoğru kılma ifadesi kullanır. Ve kötülüklerden alıkoyan namazın, dosdoğru kılınan namaz olduğunu söyler.

”Sana vahiy edilen Kuran’ı oku ve namazı dosdoğru kul. İşte bu namaz insanı aklın kötü gördüğü şeylerden / fuhuştan ve dinin kötü gördüğü şeylerden / münkerden alıkoyar.”

Birazcık Arapça bilen herkes anlar ki, ayette geçen innessalate ifadesinde ki es-salate, bilineni ifade eder ve işte bu namaz, anlamına gelir. ‘Namazı dosdoğru kıl. İşte bu namaz..’ yani doğru kılınan namaz..

O halde rahatlıkla şöyle söyleyebiliriz; Doğru bir Müslüman olabilmek için namazı dosdoğru kılıyor olmak gerekir.

Şunu da söyleyebiliriz; İnsanları kötülüklerden alı koymayan bir namaz, dosdoğru kılınan bir namaz değildir.

Bir Müslüman düşünün ki, beş vakit namaz kılıyor, bununla birlikte insanları aldatıyor, sözünde durmuyor, kul hakkı yiyor..

Yani dosdoğru bir Müslüman değil..

O halde denklemin sonucu bellidir:

Bu adam dosdoğru namaz kılmıyor.

İşte bu gün, ben Müslümanım deyip, beş vakit namaz kılanların en büyük problemlerinden birisi budur.

Türkiye’de namaz kılma oranı diğer İslam ülkelerinden geri değildir. Hatta çoğundan ileridir. Araştırmalar bunu gösteriyor. Ama ahlak problemimiz de hale devam ediyor.

Eğer sadece namaz kılmakla olanlar, dosdoğru namaz kılmış olsalardı bu ülkede dürüstlük hakim olurdu. Zaten dünyada kurulacak hiç bir toplumda kötülüklerin tamamı kaldırılmış olamaz. Önemli olan, iyiliklerin ve güzelliklerin hakim olmasıdır.

Namazın dosdoğru kılınmaması konusunda elbette imamlarımızın da çok büyük kabahatleri vardır. Eğer onlar namazı sadece bir memuriyet görevi olarak değil de, dosdoğru kıldırsalardı ve insanlara böyle bir namazın nasıl olduğunu hem uygulayarak, hem anlatarak gösterselerdi, dosdoğru kılanların sayısı çok daha fazla olurdu. Kötülükler de o nispette azalırdı..

İmamlar konusuna sonra tekrar döneceğiz.

DOSDOĞRU NAMAZ NASIL OLUR ?

Şimdi asıl sorumuzu soralım:

Bir namazın dosdoğru olması nasıl olur?

Bu sorunun kısa cevabı şudur;

Şekil ve mana şartlarına uyulmuş olması ile..

Şekil şartları, namaz için olmazsa olmaz şartlar ve rukünlerdir.

Temizlikten, tesettüre, kıyamdan secdeye kadar olan şartlar.. Bunlar bir bakıma iskelet hükmündedirler.

Mana şartları ise bu iskeleti adeta canlandıran özelliklerdir. Tadili erkan da bunlardan sayılmalıdır. Tadili erkan, rukünlere, yani namazın her bir eylemine adaletli davranma demektir. Adalet ise her şeyin hakkını vermedir.

Bunlar ilmihal kitaplarından öğrenilecek hususlardır.

Buna göre bir namazın dosdoğru bir namaz olabilmesi için, cevabı biraz daha açarak şunları söyleyebiliriz;

Dosdoğru bir namazın tastamam bir abdestle başlayacağı açıktır. Efendimiz güzel bir namaz için hep tastamam, ya da güzel bir abdestten söz eder.

”Bir Müslüman güzel bir abdest aldıktan sonra, hem bedeniyle hem kalbiyle Allah’a yöneldiği iki rekat namaz kılarsa cennet onun için şart olur.”

Güzel bir abdestten sonra:

1- Namazın sadece Allah için ve severek kılınıyor olması,

2- Şekil şartlarına tam riayet edilmiş olması,

3- Allah’ı görüyor ve onunla konuşuyor gibi kılınması. Okuduklarını yavaş ve tane tane okuması.

Bunun için elbette okuduklarının anlamını bilmek ve namazı bu anlamları düşünerek kılmak gerekir.

Okuduklarının anlamlarını bilmek sanıldığı kadar zor iş değildir. Orta derece de, hatta ortanın altında bir zekaya sahip birisi dahi, namazda okuduklarının tamamının anlamını bir iki günde rahatlıkla öğrenebilir.

Böyle önemli bir iş için bu kadarcık emeğe değmez mi?

Ne değersiz şeyler için ömür boyu ne zamanlar tüketiyoruz.

4- Namazında Allah’ın huzurunda olduğu bilinciyle hiç bir dünya meşgalesi düşünmemesi.

Eğer elinde olmadan aklı, fikri bir yerlere takılırsa, Allah’ı hatırlayarak kendini derhal namaza çekmelidir.

5- Namaz da secde yerinden başka hiç bir tarafa iltifat etmemesi, yani bakmaması, üstüyle başıyla oynamaması.

Namazda ki her göz kayması ve dikkat dağılması, namazın sevabından şeytanın bir şeyler kapıp kaçması demektir. Bu dikkat ne kadar tam olursa, namaz da o kadar mükemmel olur. Çünkü, ileride de göreceğimiz gibi, namazda aynı zamanda cihattan bir parça vardır ve namazda ki her bir iltifat, yani öteye beriye bakma, kişinin nöbetinden o kadar gafil olması demektir.

6- Bir namazı kaçırmayı, evinin yıkılmasından daha tehlikeli görmesi.

Bir önceki "" yazımızı okuyun

BENZER YAZILAR

Kelime-i Tevhid Ne Demektir

İslam dininin temelini, ''LA İLAHE İLLALLAH'' sözünün manası oluşturur. La İlahe İllallah Ne Demektir ? Bu söz basit olarak ele alınırsa:
OKUMAYA DEVAM ET

Namazın Önemi

İslam'da imandan sonra namazdan daha önemli bir ibadet yoktur. Nitekim bazen hasta ya da yolcu, oruç tutmayabilir, sonra kaza eder. Haccı sadece ona yol bulabilenler yapar. Zekatı zengi
OKUMAYA DEVAM ET

Namaz ve Spor

Günümüzde doktorlar herkesin günde iki, üç kilometre yol yürümesi gerektiğini söyler. Oysa hareket yapmaktan başka hiç bir amacı olmayan bu yürüyüşü müminler, her adımına en az bir sevap alıp ibadet olarak da yapabilirler. OKUMAYA DEVAM ET

Yorumlarınız yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.

>