Peygamber Efendimiz en güzel örnektir
Gönderen TUFAN - Aralık 27 2009 12:14:01
Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz Kâfirler için de rahmet olmuştur. Cenab-ı Hak daha önceki ümmet ve milletleri, küfür ve isyanları sebebiyle toptan helak ettiği halde, ALLAH Resûlü gönderildikten sonra toptan helak etmeyi kaldırmıştır. Böylece kâfirler de toptan helâk olma azabından kurtulmuşlardır. Bu da kâfirler için dünyada büyük bir rahmettir. Hz. İsa (A.S.): "Eğer azab edersen onlar senin kulların
Haber Metni
." (Maide Sûresi:118) derken, Cenab-ı Hak, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize. "Sen onlar arasında bulunduğun sürece, ALLAH onlara azab edecek değildir." (Enfal Sûresi:33) uyurmaktadırHz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz ALLAH yolunun kılavuzudur.

"...Şüphesiz ki sen doğru bir yolu göstermektesin. O yol göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın yoludur. Dikkat edin, bütün işler sonunda Allah'a döner." (Şura süresi:52-53) Müminlere müjdenin, günahkârlara da tehdidin bulunduğu bu âyet-i kerimede, artık karşılıklı sebep ve ilişkilerin ortadan kalktığı, her şeyin Allah'a döndüğü gün hatırlatılmıştır.

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz en güzel örnektir

"Muhakkak ALLAH'ın Resûlü'nde, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve ALLAH'ı çokça zikredenler için mükemmel, güzel bir örnek vardır." (Ahzâb sûresi:21)

Hz. Peygamber, her alanda, evrensel planda pratik örnektir. Güzel ahlâk ve temiz hayat kurallarını kendi yaşayışıyla ortaya koymak, örneklendirmek onun asıl görevidir.

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, hem fakirler için ve hem de zenginler için çok güzel bir örnektir. O, fakirliği hiçbir zaman isyan sebebi görmez, hele hele başkasının malına ve hakkına tecâvüz için asla bir gerekçe saymazdı. Bu itibârla O'nun durumu fakirler için güzel bir örnek teşkil eder. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, aynı zamanda zenginler için de eşsiz bir örnektir. O, hayatında bir defa olsun "Yok" ve "Hayır" dememiştir.

Yokluğuna rağmen bulup, buluşturur, eline geçen her şeyi muhtaçlara dağıtırdı. Ebû'd-Derda (R.A.)den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: "Fakirleri kollayıp gözetiniz. Çünkü siz aranızdaki fakirler sayesinde, onların duası bereketi ile rızıklandırılıyor ve ALLAH Teâlâ'dan yardım görüyorsunuz," (Ebû Davud, Cihad:70, Tirmizi, Cihad:24, Nesei, Cihad:43, A.b.Hanbel, 5/198)

Beşerî münasebetlerinden ve hayatının çeşitli yönlerinden kısa çizgiler sunduğumuz Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin hayatı etraflı bir şekilde incelendiğinde görülecektir ki, O, herkes için en mükemmel rehber, en güvenilir örnektir. Hangi işin ehli olursa olsun her insan, O'nun hayatında kendisi için mükemmel örnekler bulacaktır.

Tarih boyunca pek çok insanlar gelip geçmiştir. Ama onların çeşitli sahalardaki büyüklüklerine rağmen mutlaka bir tarafları eksiktir. Büyüklüklerine rağmen çoğu kere zâlim, ahlâksız ve adâletsiz olabilmişlerdir. İşte hiçbir sahada küçülmeyen, eksiği, kusuru bulunmayan ve bütün müsbet vasıfları ile insanî kıymetleri şahsında toplayan yegane insan Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizdir. Şâir ne güzel söyler:

"Hiçbir göz, senden güzelini görmedi.

Hiçbir kadın senden mükemmelini doğurmadı.

Sen, her türlü kusurdan uzak yaratıldın,

Sanki sen, kendin nasıl istedi isen, öyle yaratıldın."

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz çözümdür.

Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimizin doğumuyla beşerin kafasındaki, gönlündeki, hayatındaki düğümler çözülmüş, problemler yeni bir yoruma kavuşmuş, insanlar önlerini görür olmuştur. Dünya yeni bir anlayış ve uygulama kazanmıştır. Böylece insanlığın inanç ve hayat ufuklarını karartan şirk ve inançsızlık karanlığı, sabah güneşinin doğmasıyla ufuktan çekilen gece karanlığına çekilip gitmiştir. Allah Teâlâ, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin çözüm olduğunu şöyle duyurmuştur: "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre yani idarecilere de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz, Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız, onu Allah'a ve Resûl'e götürün, onların talimatına göre halledin; bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir." (Nisa sûresi:59)

"Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, onu tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar."

İman, kuru bir sözden ibaret değildir; gönülden bağlanmak, inanmak ve kabullenmektir. Hem "Allah ve Resûlü'ne inandım" deyip, hem de hükümlerine razı olmamak tipik münafıklık alâmetidir. "Şeriatın kestiği parmak acımaz" denilmiştir; acımaz, çünkü müminin kalbinde o acıyı unutturacak kadar büyük bir iman vardır.

Yazar: Mehmet Talu HocaEfendi
Kaynak: İtibar-Haber