Kaygı İle İslami Mücadele
Kaygı ile İslami mücadele, gelecek kaygısına karşı tevekkülün gücü ile nasıl savaşılır konusunda beyin fırtınası yapmaya çalışacağım. Sevgili dostlarım; yaşadığımız çağın en büyük sınavlarından birisi de şüphesiz gelecek kaygısı (anksiyete)dır. Bireyi bugünün huzurundan koparıp henüz yaşanmamış senaryoların karanlığına hapseder. İslam dini, bu psikolojik kuşatmayı kırmak için bizlere en güçlü manevi reçeteyi sunar: Tevekkül.
Peki, gelecek korkusuyla, kaygı ile İslami mücadele nasıl olmalı ve tevekkül bu sürecin neresinde duruyor? İşte kalıcı bir iç huzur için yol haritası.
Gelecek Kaygısı Nedir? Manevi Bir Bakış Açısı
İslami literatürde “tûl-i emel” (hiç ölmeyecek gibi dünyaya bağlanmak) veya rızık endişesi gibi kavramlarla ilişkilendirilebilen gelecek kaygısı, aslında kulun “Kadir” ve “Rezzak” olan Allah’a karşı duyduğu güvenin zayıflamasıyla filizlenir. Şeytan, insanı fakirlikle ve belirsizlikle korkutarak (Bakara, 268) onu bugünün şükründen alıkoyar.
Tevekkül: Pasif Bir Bekleyiş Değil, Aktif Bir Teslimiyet
Tevekkül, halk arasında bazen yanlış anlaşıldığı gibi “hiçbir şey yapmadan sonucu beklemek” değildir. Gerçek tevekkül iki aşamadan oluşur:
-
Cehd (Gayret): Sebeplere sarılmak. Bir öğrencinin sınava çalışması, bir esnafın dükkanını erkenden açması “fiili dua”dır.
-
Teslimiyet: Tüm gayreti gösterdikten sonra sonucu Allah’ın takdirine bırakmak.
Gelecek Kaygısıyla Mücadelede 4 Altın Adım
1. “An”ın Hakkını Vermek (Vaktin Oğlu Olmak)
Tasavvufta “ibnü’l-vakt” tabiri kullanılır. Yarın henüz gelmedi, dün ise geçti. Elimizde olan tek sermaye şu andır. Geleceğin belirsizliğiyle boğuşmak yerine, şu an üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek kaygıyı minimize eder.
2. Rızık Endişesini Rezzak İsmiyle Yenmek
Gelecek kaygısının temelinde “Aç kalır mıyım? Standartlarım düşer mi?” korkusu yatar. Kur’an-ı Kerim’de, “Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın“ (Hûd, 6) ayeti, bu korkuya karşı en büyük güvencedir.
3. Kader İnancı ve Hayrın Gizemi
Bazen bizim için şer gördüğümüz şeylerde hayır, hayır gördüklerimizde şer olabilir (Bakara, 216). Gelecekte başımıza geleceklerin, mutlak merhamet sahibi bir yaratıcının elinde olduğunu bilmek, kalbi ferahlatır.
4. Dua ve Zikirle Kalbi Mutmain Kılmak
“Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur” (Ra’d, 28). Kaygı anlarında “Hasbunallahu ve ni’mel vekil” (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir) zikrine sarılmak, manevi bir koruma kalkanı sağlar.
Sonuç: Yarını Verene Güvenmek
Gelecek kaygısı, kontrol edemediğimiz şeyleri kontrol etme çabasından doğar. Oysa mümin, kainatın dizginlerinin Allah’ın elinde olduğunu bilir. Tevekkül, bir limandır; bu limana sığınan kişi, hayatın fırtınaları arasında savrulsa da batmaz.
Unutmayın; yarının sahibi, sizi bugüne kadar getirendir. Gayret bizden, tevfik Allah’tandır. Kaygı ile İslami mücadele konumuzun sonuna gelmiş bulunmaktayız. Bir önceki makalelerimiz “Bilecik İslami Sohbet” ve “İslami Güzel Sözler”